Horizontalis ’nin küçük orman toplulukları meydana getirerek yetiştiği tek yerdir. Bu benzersiz çeşitlilik nedeniyle Dilek Yarımadası, Avrupa Konseyi tarafından Avrupa Biogenetik Rezervleri Şemasında ‘ Flora Biogenetik Rezerv Alanı ‘ kabul edilmiştir.
Dilek Yarımadası 28 çeşit Memeli, 27 çeşit Sürüngen ve çok sayıda deniz canlısına ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, yarımada, nesli tükenmiş yada tükenmek üzere olan Anadolu Parsı ( Panthera pardus tulliana )’nın batıda yaşadığı son noktadır. Dünya’nın en nadir 10 adet deniz memelisinden biri olan Akdeniz Foku ( Monachus monachus )’da yarımada kıyılarında yaşamaktadır. Yaban Domuzu ( Sus scrofa ), Karakulak ( Caracal caracal ), Vaşak ( Lynx lynx), Çakal ( Canis aureus ), Sırtlan ( Hyaena hyaena ), doğaya terkedilmiş, Yabanileşmiş Sığırlar ve Atlar ille bir çok hayvan türü yarımada faunasında bulunmaktadır.
MÖ 9.yy’da 12 iyon kentinin kutsal toplanma merkezi Panionion, antik Thebai kenti, Ayayorgi Manastırı, tarihi Doğanbey Köyü ( Domatia ) ile Karine, Hagios Antonios Manastırı ve Zeus Mağarası’da Milli Park sınırları içerisindedir.
Büyük Menderes Deltası bölümü, birkaç lagün ile tuzcul bataklıklar ve çamur düzlüklerini kapsayan taşkın özelliğinde sulak alandır. Bu alan içerdiği biyolojik çeşitlilikten, nesli tükenmek üzere olan canlılardan ve endemik türlerden dolayı Uluslar arası öneme sahiptir ve Uluslar arası Ramsar, Bern ve Rio Sözleşmeleri ile Barselona Konvansiyonu ile korunmaktadır.
Deltada 250 adet kuş türünün yaşadığı ve bunlardan 70 adedinin ürediği belirlenmiştir. Nesli tehdit altında olan Cüce Karabatak ( Phalacrocorax pygmeus ), dünyada toplam sayıları 3000 çift olduğu tahmin edilen Tepeli Pelikan ( Pelecanus crispus ), Küçük Akbalıkçıl ( Egretta garzetta ), Küçük Kerkenez ( Falco naumanni ) ve Akkuyruklu Kartal ( Haliaeetus alblcilla ) deltada üreyen önemli kuş türleri arasındadır.
Eski Doğanbey Köyü, 1924 yılındaki mübadeleye kadar Rum Halkı tarafından Domatia adıyla kullanılmış ve daha sonra bir Türk Köyü halini alarak terk edilmiştir. Köy bu nedenle, geçmiş medeniyetlerinde izlerini taşıyan, Rum ve Türk Mimarisi’nin en güzel örneklerini sergileyen bir açık hava müzesi gibidir. İçerisinde orijinal yapılar ile Şapel ve Kilise bulunmakta olup, Tanıtım ve Ziyaretçi Merkezi’ de bu yapılardan bir tanesidir.
Tanıtım ve Ziyaretçi Merkezi, Rum Halkı tarafından ilkokul olarak kullanılmakta iken mübadele sırasındaki boşlukta hasara uğramış ve uzun yıllar harap halde kalmıştır. 2001 yılında restore edilip, Tanıtım ve Ziyaretçi Merkezi’ne dönüştürülen bina içerisinde; Müze Odası, eğitim ve kültür amaçlı Sergi Salonu, Kütüphane, ziyaretçilerin ihtiyaçlarına ve bilgilenmelerine yönelik Bilgisayar Odası, genç nesillerin eğitimine yönelik ve aynı zamanda atölye çalışmalarına olanak sağlarken, teleskop eşliğinde deltadaki kuşları gözleyebilecekleri Eğitim Odası, yerli ve yabancı ziyaretçilere çeşitli konularda sunum imkanı veren Dia Gösteri Salonu, Toplantı Odası, Danışma, İdare merkezi ve Kafeterya bulunmaktadır.
Milli Park’a gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler, düzenlenmiş alanlarda günübirlik olarak; Mavi Bayraklı koylarda Deniz Sporları yapabilecekleri gibi, Doğa Yürüyüşü, Kaya Tırmanışı, Dağ Bisikleti, Foto Safari, Manzara İzleme, Olta Balıkçılığı, Kültürel Yürüyüşler, Kuş Gözlemleme, Horse Safari, Bike Safari ve Botanik Turları etkinliklerini de yapabilirler. |